Silivrililer, Hüseyin Turan’ın Mektubunu Nasıl Okudu?

Silivri’de 2004-2009 yılları arasında görev yapan eski belediye başkanı Hüseyin Turan, döneminde yapılan işlerden çok yandaşlara verilen ayrıcalıklar, Seymen samanlık villaları, Sahil sıfır denizde günübirlik alanda yapılan villalar, bizden ve ötekiler yönetim anlayışı ve bir sürü eleştirilerle dönemini tamamlamıştı..

Silivrililer, Hüseyin Turan’ın Mektubunu Nasıl Okudu?
Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Ayrıca Bu Haberi Paylaş:

Silivri’de 2004-2009 yılları arasında görev yapan eski belediye başkanı Hüseyin Turan, döneminde yapılan işlerden çok yandaşlara verilen ayrıcalıklar, Seymen samanlık villaları, Sahil sıfır denizde günübirlik alanda yapılan villalar, bizden ve ötekiler yönetim anlayışı ve bir sürü eleştirilerle dönemini tamamlamıştı.

Hiç beklemediği bir yenilgi ile Belediye Başkanlığı koltuğunu boşalttı. Aslında adaletli. insani ve vicdani bir yönetim ile birkaç dönem daha belediye başkanlığı yapabilirdi.

2004–2009 yılları arasında Silivri Belediye Başkanlığı yapan Hüseyin Turan’ın, 2026 yılına girerken Silivri’ye hitaben kaleme aldığı mektup kamuoyunda soru işaretleri uyandırdı. “Şehirler betonla değil; vicdan, emek ve adaletle büyür” vurgusuyla dikkat çeken mektup, bazı Silivrililer tarafından anlamlı bulunurken; önemli bir kesim tarafından ise “geçmişle yüzleşmeyen, bugüne mesaj veren siyasi bir metin” olarak yorumlandı.

Reklam

Şimdi Bizim Silivri Haber olarak Hüseyin Turan’ın bu mektubuna cevaben bizde kendisine bir mektup yazdık.

İşte O mektup:

Emanet Vurgusu, Hafıza Sorgusu

Turan’ın mektubunda sıkça tekrarladığı “emanet” kavramı, Silivri’de kent hafızasını güçlü tutan çevrelerde farklı bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Silivrililer, bir kentin gerçekten emanet olarak görülüp görülmediğinin; görev süresince alınan kararlar, yapılan yatırımlar ve yapılamayanlarla ölçüldüğünü hatırlatıyor.

Silivri bana emanet edilmişti” ifadesi, bazı yurttaşlar tarafından samimi bulunurken; bazıları için ise şu soruyu gündeme getirdi:
Bu emanet, görev yıllarında Silivri’yi geleceğe taşıyacak hangi kalıcı adımlarla korundu?

“Olmaz Denileni Başardık” Sözü Tartışma Yarattı

Mektupta yer alan “Silivri’nin ‘olmaz’ denileni başarabileceğini göstermek istedik” ifadesi, özellikle altyapı, planlama ve tarım alanlarında yaşanan sorunları hatırlayan Silivrililer arasında eleştiri konusu oldu.

Vatandaşlar, “olmaz denilenin ne olduğu”, “neyin başarıldığı” ve “hangi sorunların çözümsüz kaldığı” sorularının mektupta karşılık bulmadığını dile getiriyor. Eleştiriler, metnin duygusal bir dil kurmasına rağmen somut bir muhasebe içermediği noktasında yoğunlaşıyor.

Güzel Cümleler mi, Geç Kalmış Bir Yüzleşme mi?

Silivri’de oluşan genel kanaat; mektubun edebi dili güçlü olsa da, geçmiş dönem icraatlarına dair açık bir özeleştiri barındırmadığı yönünde.
“Her şey kusursuz değildi” ifadesinin ise, kamuoyunun beklediği şeffaflık ve hesap verme duygusunu karşılamadığı değerlendiriliyor.

Bazı Silivrililer, mektubu “iyi niyetli bir hatırlatma” olarak okurken; bazıları ise yaklaşan siyasi süreçler öncesinde yazılmış, geleceğe dönük bir pozisyon alma metni olarak yorumluyor.

Silivri Artık Sözden Çok Hesap Bekliyor

Kentte yükselen ortak görüş, Silivri’nin artık geçmişe dönük romantik anlatılardan ziyade;
– Ne yapıldı,
– Ne yapılamadı,
– Hangi kararların bedelinin bugün ödendiği
sorularına açık yanıtlar beklediği yönünde.

Silivrililer, kente yazılan her mektubun; kentin yaşanmışlıkları, beklentileri ve bugünkü gerçekleriyle birlikte okunması gerektiğini vurguluyor.

Kent Hafızası Not Düşüyor

Hüseyin Turan’ın mektubu, Silivri’de yalnızca bir “duygu metni” olarak değil; geçmişle bugün arasındaki mesafeyi yeniden hatırlatan bir belge olarak kayda geçti.
Silivri kamuoyu ise net:
Kent, güzel sözlerden çok samimi yüzleşmelere ve somut sorumluluklara ihtiyaç duyuyor.

Bizim Silivri Haber

Ayrıca Bu Haberi Paylaş:
Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ