Derin Deşarj Marmara’yı Çökertiyor
Ergene ve Trakya platformları, derin deniz deşarjının Marmara’da ekosistemi çökerttiğini ve halk sağlığını tehdit ettiğini açıkladı.
Ergene ve Trakya çevre platformları, Marmara Denizi’ne uygulanan derin deniz deşarjının “arıtma değil, kirliliğin denizin dibine gömülmesi” olduğunu belirterek ekolojik çöküş uyarısı yaptı.
“Arıtma Değil, Kirliliği Görünmez Kılma”
Ergene Platformu ile Trakya Toprağıma Dokunma Platformu, Marmara Denizi’ne atık suların 40–45 metre derinliğe borularla verilmesini öngören derin deniz deşarjı uygulamasına karşı ortak açıklama yaptı. Platformlar, bu yöntemin bilimsel bir arıtma olmadığını vurgulayarak, “Bu tercih bilimin değil, kârın tercihidir” dedi.
Açıklamada; azot, fosfor, ağır metaller ve mikroplastiklerin Marmara’nın diplerinde birikerek oksijen azalmasına, dip canlılarının yok olmasına ve besin zincirinin bozulmasına yol açtığı ifade edildi.
“Trakya Suyu Çekiyor, Marmara Kirliliği Yutuyor”
Platformlar, Trakya’nın ciddi bir su kıtlığı yaşadığına dikkat çekerek, günde yaklaşık 460 bin metreküp yeraltı suyunun çekilip kirletildikten sonra Marmara’ya verilmesini “akıl dışı” olarak niteledi. Bu miktarın 184 olimpik yüzme havuzuna eşdeğer olduğu belirtildi.
Çorlu Deri ve Karma OSB’de yapılan önceki açıklamalarda, yeraltı suyunun 400 metreye kadar düştüğü bilgisinin paylaşıldığı hatırlatıldı.
Müsilaj Eşiği: Azot ve Fosfor Yükü
Bilim insanlarının uyarılarına atıf yapılan açıklamada, Marmara Denizi’nin yarı kapalı yapısı ve yavaş yenilenme süreci nedeniyle azot-fosfor yükündeki artışın müsilaj riskini büyüttüğü vurgulandı. Kirliliğin dipte birikerek kalıcı bir ekosistem krizine yol açtığı ifade edildi.
“Dereler Neden Hâlâ Kirli?”
Ergene Platformu Sözcüsü Gürcan Kırım, Tekirdağ’daki 14 OSB’nin tamamının deşarj hatlarına bağlı olmadığını, OSB dışı sanayi tesisleri ve evsel atıkların sistem dışında kaldığını belirtti. Derin deşarj hattının 450 bin m³/gün kapasitesinin, bölgedeki toplam kirliliği karşılamaya yetmediği kaydedildi.
“Dünya Terk Etti, Biz Israr Ediyoruz”
Açıklamada; Baltık Denizi, Adriyatik, Tokyo Körfezi ve Kaliforniya kıyılarında derin deşarj uygulamalarının terk edildiği hatırlatılarak, Türkiye’de ileri biyolojik ve kimyasal arıtma yerine ucuz ve denetimi zor yöntemlerde ısrar edildiği vurgulandı.
Çözüm Net: “Tek Damla Arıtmadan Denize Değil”
Platformların talepleri şöyle sıralandı:
- Derin deniz deşarjı tamamen terk edilmeli
- İleri biyolojik ve kimyasal arıtma zorunlu olmalı
- Azot ve fosfor giderimi %90’ın altına düşmemeli
- Atık suyun yeniden kullanımı yaygınlaştırılmalı
- Marmara Denizi atıksu alıcısı olmaktan çıkarılmalı

















