Silivri Meclisinde Basın ve Oturma Düzeni
Silivri Belediye Meclisi’ndeki yer krizinin ardından, basın mensuplarının salondaki konumu ve çalışma düzenine yönelik dikkat çeken köşe yazısı.
Haberci dediğin mesafesini bilir; meslek dediğin, hizayla, nizamla, vakarla yapılır.
Fakat bakıyoruz Silivri Belediye Meclisi’ne…
Ortalık adeta pazar yeri!
Mecliste koltuk krizi bitti sanırken, asıl skandalın salonda cirit atan, kerameti kendinden menkul “kalem efendileri” ile “şakşakçı” taifesinin dağınıklığı olduğu ortaya çıktı.
★
Yazı İşleri Müdürlüğü oturma düzenini çizer; bu nizam sadece meclis üyesine değil, orada görev yapan “gözü aç” muhabire de amirdir.
Ama ne gezer?
Kürsünün önünde bağdaş kurup oturan, üç kuruşluk menfaat için hizadan çıkan “bağlantılı” muhabirler mi ararsın, tartışan vekillerin gözüne mini kamerayı sokup “acaba nereden bi’ magazin çıkarırım” diye pişkince sırıtarak dolaşanlar mı?
Ankara’da Gazi Meclis’te hangi gazeteciyi vekil sıralarının arasında gördün de burada serbest seyahat ediyorsun?
Basın dediğin locasından, haysiyetiyle takip eder, sınırını bilir.
Silivri’de ise kural mural kalmamış, “yalaka” takımı kendi havalarında!
★
Velhasıl kelâm…
Siyasetin de, basının da, haberciliğin de bir adabı var.
O koltuklar ciddiyet ister; o salonlar üç beş tık uğruna pespayelik sergileyeceğiniz lunapark değil, milletin kürsüsüdür.







