AKP’li Yazıcı’nın “vicdan” çıkışı sert tepki çekti

AKP’li Yazıcı’nın “vicdan” çıkışı sert tepki çekti
Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Ayrıca Bu Haberi Paylaş:

AKP’li Celalettin Yazıcı’nın Silivri Meclisi’nde “vicdan belediyeciliği” üzerinden yaptığı çıkış, Silivri’de samimi bir hizmet eleştirisi değil, geçmiş sorumlulukları görmezden gelen siyasi bir hamle olarak değerlendirildi.

AKP’li Silivri Belediye Meclis Üyesi Celalettin Yazıcı’nın “vicdan belediyeciliği hizmetin alternatifi değil” sözleriyle mevcut yönetime yüklenmesi, Silivri’de “gecikmiş eleştiri ve siyasi manevra” olarak yorumlandı.

Bizim Silivri Haber gündeminde Mart ayının en çok konuşulan başlığı, Silivri Belediye Meclisi’nin 2 Mart 2026 tarihli oturumunda yaşanan tartışma oldu.

Reklam

Toplantıda söz alan AKP Grup Başkanvekili Celalettin Yazıcı, “vicdan belediyeciliği hizmetin alternatifi değil” sözleriyle mevcut yönetimi hedef aldı. Yazıcı, belediyenin projeleri hayata geçiremediğini, esnafa yapılan ödemelerde sorun yaşandığını, kaynak yönetiminin zayıf kaldığını ve kaçak hafriyat dökümleri konusunda yeterli denetim yapılmadığını savundu.

Ancak Silivri kamuoyunda bu çıkış, samimi bir hizmet eleştirisinden çok, yıllardır süren yapısal sorunların siyasi bir vitrine dönüştürülmesi olarak değerlendirildi.

Yerel çevreler, özellikle son dönemde artan ekonomik baskı ve yatırım ihtiyacına dikkat çekerken, şu sorunun artık daha yüksek sesle sorulduğunu belirtiyor:

Silivri bugün bu noktadaysa, yıllardır yerel ve merkezi iktidarda söz sahibi olanlar bu tablonun neresinde duruyor?”

Yazıcı’nın, “Kent Lokantası’yla 5,6 milyarlık belediye yönetilmez” sözleri de tartışmanın odağına oturdu. Sosyal destek politikalarının küçümsendiği yönündeki bu yaklaşımın, Silivri’de artan geçim sıkıntısı gerçeğiyle örtüşmediği ifade ediliyor.

Bizim Silivri Haber kaynaklarına göre, ilçede son dönemde özellikle dar gelirli kesimler açısından sosyal destek projeleri hayati bir rol üstlenirken, bu uygulamaların “çorba ve bir bardak su” benzetmesiyle küçümsenmesi, kamuoyunda tepkiyle karşılandı.

Yazıcı’nın “kriz seçim gecesi başlamadı” sözleri ise, eleştirinin yönünü doğrudan siyaset kurumunun tamamına çevirdi. Çünkü Silivri’de hâkim görüşe göre, bugünkü ekonomik tablo yalnızca yerel yönetimlerin değil, ülke genelindeki ekonomi politikalarının da doğrudan sonucu olarak görülüyor.


“Vicdan” Tartışması Üzerinden Siyaset Yapılıyor mu?

Silivri Haber değerlendirmelerine göre, tartışmanın en dikkat çekici noktası, “vicdan belediyeciliği” kavramının hedefe konulması oldu.

Yazıcı, bu kavramın belediyecilik hizmetlerindeki eksikleri örtmek için kullanıldığını iddia etti. Ancak mecliste buna yanıt veren CHP Grup Başkanvekili Önder Çolak, “Biz yol yapmayacağız demedik. Bunlar zaten belediyenin asli görevleri. Vicdan belediyeciliği de bunun yanında olacak” dedi. Hizmet ile vicdanın birbirinin alternatifi olmadığını açık şekilde vurguladı.

Çolak, belediyenin asli görevlerinden vazgeçilmediğini, ancak sosyal belediyecilik anlayışının da eş zamanlı yürütüldüğünü ifade etti.

Öte yandan Silivri’de birçok yerel temsilci, tartışmanın özünün “hangi projeyi kim söyledi” kavgası değil, hangi projenin gerçekten hayata geçirildiği olması gerektiğini belirtiyor.


Esnaf ve Borç Eleştirisi: Peki Geçmişte Ne Yapıldı?

Celalettin Yazıcı’nın, belediyenin piyasaya olan borçları nedeniyle esnafın iş yapmaktan kaçındığını ve bu yüzden maliyetlerin yükseldiğini ileri sürmesi de eleştiri konusu oldu.

Silivri’de faaliyet gösteren bazı esnaf temsilcileri, ödeme sorunlarının yeni olmadığını, önceki dönemlerde de benzer sıkıntıların yaşandığını hatırlatarak şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Sorun sadece bugünün yönetimiyle açıklanamaz. Silivri’de yıllardır biriken mali yapı ve planlama sorunları var.”

Bu nedenle, yalnızca bugünkü yönetime yüklenerek yapılan eleştirilerin, kendi dönemlerine ilişkin bir muhasebe içermemesi, kamuoyunda inandırıcılığı zayıflatan bir unsur olarak görülüyor.


Kaçak Hafriyat ve “Moloz Dönüşümü” Önerisi

Yazıcı’nın kaçak hafriyat dökümleri ve molozların geri dönüştürülmesine yönelik önerisi ise, ilk bakışta yapıcı bulunmakla birlikte, “bugüne kadar neden hayata geçirilmediği” sorusunu da beraberinde getirdi.

Silivri’de çevre kirliliği ve kontrolsüz döküm uzun süredir bilinen bir sorun olarak öne çıkarken, bu konuda geçmiş yıllarda etkili ve kalıcı bir sistem kurulamamış olması, eleştirilerin yönünü yeniden siyasi sorumluluğa çevirdi.


AKP kanadından gelen bu eleştirilerin, geçmiş kendi dönemlerine ilişkin tek bir somut özeleştiri içermemesi ise, “sorumluluktan kaçan siyaset” eleştirilerini güçlendiriyor.

Ayrıca Bu Haberi Paylaş:
Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ